Ankara Etnoğrafya Müzesi Etnoğrafya Hakkında

Etnoğrafya Müzesi Ankara’ nın Namazgah semtinde, Müslüman mezarlığı olan tepede inşa edilmiştir. Anılan tepe Vakıflar Genel Müdürlüğü’ nce 15 Kasım 1925 tarihli Bakanlar Kurulu kararı gereğince, Milli Eğitim Bakanlığı’ na müze yapılmak üzere bağışlanmıştır. 1924 senesinde kadar Anadolu’ da Kurtuluş Savaşı’ na katılan, milli kültüre önem veren devrimciler, Türklerin maddi ve manevi kültü mirasını içeren 1 Etnoğrafya Müzesi‘ nin kurulmasının gerekliliğine inanıyorlardı.

Yazının kalanını okuyun »

Anadolu Medeniyetleri Müzesi Hakkında

Anadolu Medeniyetleri Müzesi altpazarı olarak adlandırılan semtte, Ankara Kalesi’ nin dış duvarının güneydoğusundaki yeni işlev verilerek düzenlenmiş 2 Osmanlı yapısında yer almaktadır. Bunlar Bedesteni, diğeri Kurşunlu Han ‘dır. Bedestenin Fatih dönemi baş vezirlerinden Mahmut Paşa tarafından 1464-1471 tarihleri arasında yaptırıldığı düşünülmektedir. Kitabesi bulunmamaktadır.

Yazının kalanını okuyun »

Amasya Müzesi Hakkında

1925 senesinde Sultan II. Beyazıt Külliyesi’ nin 1 bölümü olan medrese binasının 2 odasında toplanan az sayıda arkeolojik eserler ile İslami Devir mumyaları 1 araya getirilerek önce 1 “Müze Deposu” oluşturulmuştur.

11 ayrı medeniyete ait arkeolojik, etnografik, sikke, mühür, el yazması ve mumya olmak üzere yaklaşık 24000 civarında eseri ile bölgenin en modern ve en zengin müzesi olarak, ülkemiz kültür ve turizmine hizmet etmektedir. 3 katlı olarak yapılan müzenin bodrum katında deposu, laboratuvarı ve diğer hizmet birimleri, alt katta büfe ve dinlenme salonu ve ufak 1 teşhir salonu, üst katta ise arkeolojik, sikke ve etnografik eserlerin sergilendiği 2 büyük salon yer almaktadır. Bahçede ise taş eserler ile Sultan I. Mesut Türbesi içerisinde 6 adet İlhanlı Dönemine ait mumya teşhir edilmektedir.

Afyonkarahisar Müzesi Hakkında

Taş Medrese olarak bilinen Gedik Ahmet Paşa Medresesinin çevredeki eski eserlerin toplandığı 1 depo haline getirildi. Öğretmen Süleyman Gönçer, 1931 senesinde resmi müze deposu haline getirilen medreseye memur olarak atandı. 1933 senesinden 1970 senesine kadar karma müze olarak hizmet veren Afyon Müzesi, 1971 senesinde Müze Müdürlüğü ve Arkeoloji Müzesi’nin bulunduğu yeni binasına taşınmıştır.

1971 senesinden itibaren etnografik özellikli taş eserlerin deposu durumunda bırakılan Taş Medrese, 1978 senesinde başlatılan ve 1994 senesinde kadar süren onarımı, teşhir ve tanzimi sonucu 1995 senesinde Türk İslam Eserleri Müzesi olarak ziyarete açılmış, fakat binadaki giderilemeyen yoğun rutubetin eserlere zarar vermesi sebebiyle, 1996 senesinde kapatılarak eserler Müdürlük bünyesindeki depoya alınmıştır. Burada yeniden teşhir ve tanzimi yapılacaktır.

Adıyaman Müzesi Hakkında

1978 yılında yapılan kazılar sonucunda elde edilen eserlerin İl Halk Kütüphanesi’ nde muhafaza altına alınmasıyla Adıyaman’da ilk Müzecilik faliyetleri başlamış oldu. 1982 senesinde modern binasına kavuşmuş ve bu tarihten sonra kendi binasında hizmet vermeye başlamıştır.

Adıyaman Müzesinde teşhiri yapılan eserler 2 grupta toplanmaktadır. Adıyaman Müzesinde toplam 17.600 eser sergilenmektedir. Paleolitik çağdan Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar devamlılık gösteren arkeolojik eser salonunda kronolojik olarak, Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Tunç Çağları, Demir Çağı, Helenistik Roma Bizans, İslami, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çeşitli eserler sergilenir.

Adana Etnoğrafya Müzesi

Adana Etnoğrafya Müzesi terkedilmiş kilise binasıdır. 1845 yılında terkedilmiş bu klise 1924 senesinden sonra müze olarak düzenlenerek hizmete açılmıştır. 1972 yılında eserlerin yeni müze binasına taşınmasının ardından kilise restore edilmiş, 1983 senesinde ise Etnografya Müzesi‘ ne dönüştürülmüştür.

Güney ve kuzey kısımda sade, sikke başlıklı, mecidiye tipi, kavuklu, fes ve barok başlıklı, 17. yüzyıldan kalma Osmanlı kadın ve erkek mezar taşları yer almaktadır. Bunlar arasında yörenin ileri gelenlerinden Adana Valisi Süleyman Paşazade Ahmet Paşa, Karaisalı Kaymakamı Hasan Fevzi Bey, Adana Askeri Alaybeyi Miratizade İbrahim Bey, Adana Defterdarı Sofyalı Mustafa Bey, Orman Başmüfettişi Akif Efendi’ ninkiler de bulunmaktadır.

Adana Arkeoloji Müzesi

Adana Arkeoloji Müzesi 1924 senesinde Cumhuriyet ‘in ilanından sonra kuruldu. Çukurova ‘nın tüm tarihi eserleri burada sergilenmektedir. Adana Arkeoloji Müzesi Türkiye’ nin en eski 10 müzesi arasında bulunmaktadır. İlk olarak çevredeki sütun, sütun başlıkları ve lahitlerin Polis Dairesinde toplanmasıyla kurulan müze, Adana’ lı Alyanakzade Halil Kamil Bey’ in müdür olarak atanması ve başarılı çalışmaları sonunda, 1928′ de Taşköprü’ nün başındaki şimdi yıkılmış olan Cafer Paşa Cami’ nin Medresesi’ nde ziyarete açılmıştır.

Adana Arkeoloji Müzesi 5 Ocak 1972 senesinde şimdiki binasına taşınmıştır. Hitit İmparatorluk dönemine ait “Dağ Kristali Heykelciliği” çok ilgi görmektedir.

Yıldız Sarayı – Şale Köşkü

Yıldız Sarayı – Şale Köşkü 500.000 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. İstanbul’un Türklerin eline geçmesinden sonra “Kazancıoğlu Bahçesi” ismiyle de anılan bu koruluk, Sultan I. Ahmed Dönemi’nde “Has Bahçe”leri arasına katılmıştır.

Yıldız Sarayı – Şale Köşkü ‘nün 1 parçası olan ve ismini Fransızca “dağ evi” anlamına gelen “chalet” sözcüğünden alan Şale Köşkü, 19. yy Osmanlı mimarlığının en ilgi çekici yapılarından birisi olarak gösterilmektedir. Yüksek duvarlarla çevrili 1 bahçe içinde ve farklı tarihlerde yapılan birbirine bitişik 3 ana yapıdan oluşmaktadır. Köşkün birinci bölümünün 1880’de, Sarkis Balyan’ın yaptığı ikinci bölümünün 1889’da Merasim Köşkü adıyla tanınan ve D’Aranco’nun yaptığı üçüncü bölümünse 1898 senelerinde tamamlandığı bilinmektedir. Son 2 bölüm, Alman İmparatoru II. Wilhelm’in İstanbul’a gelişlerinde konaklaması için yapılmıştır ve bu özelliğiyle Şale, Yıldız Sarayı yapılar grubu içinde 1 “devlet konukevi” niteliği taşımaktadır.

Topkapı Sarayı

Tarihi Topkapı Sarayı 1478 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır. Topkapı Sarayı kuruluş yıllarında 700.000 metrekarelik alana yayılmaktaydı. Fakat günümüzde 80.000 metrekarelik alana sahiptir. Topkapı Sarayı 380 sene Devletin merkez konumu olarak kullanılmıştır. Topkapı Sarayı’nın ilk defa, adeta bir müzeymiş gibi ziyarete açılması Sultan Abdülmecid (1839-1861) dönemine rastlar. O dönemin İngiliz elçisine Topkapı Sarayı Hazinesi’ndeki eşyalar gösterilir.

1924 senesinde bazı ufak onarımlar yapılarak, ziyaretçilerin gezebilmeleri için gereken idari önlemler de alındıktan sonra, Topkapı Sarayı, 9 Ekim 1924 tarihinde Müze olarak ziyarete açılmıştır. O tarihte ziyarete açılan bölümler Kubbealtı, Arz Odası, Mecidiye Köşkü, Hekimbaşı Odası, Mustafa Paşa Köşkü ve Bağdad Köşkü’dür.

Sait Halim Paşa Yalısı

Sait Halim Paşa Yalısı ‘nın tarihte bilinen ilk sahibi Düzoğulları ailesidir. Sait Halim Paşa Yalısı, 1876 senesinde Prens Abdülhalim Paşa’nın mülkiyetine geçmiştir. Sait Halim Paşa Yalısı‘ nın harap halde olması ve de istenilen büyüklükte olmaması nedeni ile Çanakkale’li mimar-kalfa Petraki Adamandidis’e bugünkü biçimiyle yeniden yaptırılmak zorunda kalınmıştır.

1974 senesinde tadilattan geçen Sait Halim Paşa Yalısı, asıl büyük renovasyonu 1980-1984 senelerinde, Turizm Bankası tarafından TAÇ (Türkiye Anıt ve Çevre Koruma) Vakfı’na yaptırılarak gerçekleşmiştir. Sait Halim Paşa Yalısı, 1995 senesinde geçirdiği yangın sonrasında “Başbakanlık Resmi Konuk Evi” ismi altında restore edilmiştir. Bu restorasyon 2002 senesinde bitirilmiştir. Sait Halim Paşa Yalısı, yangından önceki haline göre değil de inşa edildiği 1860’lı senelerindeki haline göre restore edilmiş, 2004 yılında Göçtur Turizm A.Ş.’nin işletmesine devredilene kadar da kullanılmamıştır.